SAHİPLİ DİZİ İNCELEMESİ

Ülkemizde Hasan Karacadağ’ın sayısız din içerikli korku filmi denemesinden sonra bu işin saçma bir şekilde artmasından hep rahatsız olmuşumdur. Daha bu filmler 90 dakikaları 120 dakikaları zor doldururken böyle bir dizi çekmeye gerek var mıydı diye düşünmedim değil. Hele ki 10 bölüm olduğunu öğrenince.

Bu konu hakkında fikirlerim bunlar olmasına rağmen diziyi izlemeye başladım. Başlarda korku yerine gerilim unsuru fazla ön plandaydı. Bölümler geçtikçe “cam scare” denilen aniden ekrana çıkma bazlı korku sahneleri yerini almaya başladı. Fakat sona doğru ise dizi drama bağlamaya başladı. Hikaye ise doktor olan Büşra’nın evlendiği gece eşinin ölmesi üzerine doğduğu köye isteği doğrultusunda atanması ve doğduğu evde yaşamaya başlaması.

 



 

Dizi başlarda bir şeyler atnatmaya çalıştıysa da ortalara doğru anlamsız bir konuyu uzatma durumu ön plandaydı. Yani 10 bölüm değil de 8 bölüm olsa izleyiciyi daha az sıkardı diye tahmin ediyorum. Tabi sona doğru ağır ağır hikayenin çözülmesini sebebiyle pek sıkılmaya vakit bulamadım. Her ne kadar bu tarz filmlerin konusunun temelinde “Sizin evde büyü varmış.” olsa da bu filmin hikayesi nispeten bana daha mantıklı geldi. Açıkçası daha fazlasını söylemek istesem de spoiler vermek de istemiyorum.

Dizi hakkında bir toparlama yaparsak; sırayla gerilim, korku ve dram türlerini içinde barındıran 10 bölüm olmasıyla biraz canımı sıkan lakin bunu türevlerine göre nispeten mantıklı senaryosuyla sindiren bir dizi olmuş.

Birkaç şey de BluTV için söylemek istiyorum. Masum ile dikkatleri üzerine çeken, oyuncu tercihleriyle “vay be” dedirten BluTV bu projede çıtayı bir tık düşürmüş. Fakat Çalınmış Hayatlar isimli yeni yapımında ise sanki toplumsal bir konuya değinmiş. Onu da izleyip göreceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.